Lineage 2 hikâyesinin yedinci bölümü, oyun dünyasının en ilgi çekici dönemlerinden biri olan Alt Devler Çağı’nı anlatır. Tanrıların neden olduğu felaketlerin ardından devler ilahi otoriteyi sorgulamaya başladı ve giderek daha fazla bilime, akla ve kendi yeteneklerine güvenmeye yöneldi. Bu değişim, olağanüstü teknolojik ilerlemelere, devrim niteliğinde biyolojik deneylere ve yeni ırkların yaratılmasına yol açtı.
Devlerin Tanrılardan Uzaklaşması
Tanrıların savaşlarının ardından gelen felaketler dünyada derin izler bıraktı. Seller, ilahi cezalar ve medeniyetlerin çektiği acılar, birçok devi tanrıların kusursuz olmadığına ve mutlak güveni hak etmediğine inandırdı.
Tanrıça Maphr tarafından verilen Mutlak Geometri bilgisi sayesinde devler bilim ve mühendislik alanlarında hızla ilerledi. Bilgilerini diğer ırklarla paylaşarak cücelere çeşitli teknik disiplinler öğrettiler ve birçok medeniyetin gelişimine katkıda bulundular.
Ancak zamanla bu ilerleme kibri de beraberinde getirdi. Birçok dev kendisini tanrılarla eşit, hatta onlardan üstün görmeye başladı.
Nebulite’in Keşfi
Devlerin en büyük keşiflerinden biri gökten düşen meteorları incelemeleri sırasında gerçekleşti. Bu meteorların içinde Nebulite adı verilen nadir bir metal buldular.
Doğru işlendiğinde çok küçük bir Nebulite parçası bile inanılmaz miktarda enerji üretebiliyordu. Bu keşif hem büyü hem de teknoloji alanında devrim yarattı; büyülerin güçlendirilmesini, makinelerin çalıştırılmasını ve yapay yaşamın yaratılmasını mümkün kıldı.
Bu yaratımlarda kullanılan enerji kaynaklarına Yıldız Taşları adı veriliyordu. Bu taşlar yıldızların gücünü içinde barındırıyordu.
Golemlerin Yaratılması
Devler, Nebulite ve Yıldız Taşlarını kullanarak golem adı verilen yapay işçileri geliştirdiler.
Büyülü Golemler
Nebulite ve büyü enerjisiyle canlandırılmış taş yaratıklardı.
Mekanik Golemler
Belirli görevler için tasarlanmış, Yıldız Taşlarıyla çalışan gelişmiş makinelerdi.
Susceptor Tipi Golemler
Birden fazla yüzen küpten oluşan son derece zeki yapılardı. Gelişmiş yapay zekâya sahip olan bu golemler, diğer golemleri kontrol edebiliyordu.
Oyunda görülen birçok cüce golemi, devlerin geliştirdiği bu teknolojilere dayanır.
Giant Electric Projesi ve Büyük Köprü
Konsept tasarımlar ve geliştirici açıklamalarına göre devler, GE (Giant Electric) adında tamamen otomatik bir üretim tesisi işletiyordu.
Bu tesis, Aden ve Gracia kıtalarını birbirine bağlayacak devasa bir köprünün inşasında kullanılmak üzere mekanik ekipmanlar ve inşaat golemleri üretiyordu. Oyunun ilk haritalarında bu köprüye çıkıyormuş gibi görünen yollar bile bulunuyordu.
Köprü hiçbir zaman oyuna eklenmedi ancak başlangıçta büyük bir PvP bölgesi olarak planlanmış ve oyun evreninin arka plan hikâyesinde yerini korumuştur.
Uçan Şehirler ve Hava Gemileri
Devler ayrıca havada süzülebilen taşları üretmeyi başardılar. Bu teknoloji sayesinde hava gemileri, uçan savaş arabaları ve hatta gökyüzünde süzülen şehirler inşa ettiler.
Bunların en ünlüleri şunlardı:
Esagir
Grand Perion
Çeşitli uçan gemiler ve kaleler
Bu teknolojik üstünlük sayesinde dünyayı özgürce dolaşabiliyor ve hatta tanrıların saraylarına erişebiliyorlardı.
Ölümsüzlüğün Peşinde
Bilgileri arttıkça devler ölümlülüğün sınırlarını aşmaya çalıştı.
Gelişmiş bilimsel yöntemlerle bedenlerini kısmen mekanikleştirerek yaşam sürelerini büyük ölçüde uzatmayı başardılar. Bu gelişmeler, bir gün tanrıların yerini alabilecekleri düşüncesini daha da güçlendirdi.
Bu amaçla ilahi varlıklara karşı kullanılabilecek silahlar ve yeni yaşam formları üzerinde araştırmalar yapmaya başladılar.
Cruma Kulesi: Kale ve Laboratuvar
Bu hedeflerin merkezi efsanevi Cruma Kulesi oldu.
Daha sonra Dion bölgesine dönüşecek topraklarda inşa edilen kule, hem bir araştırma merkezi hem de hareketli bir kale olarak hizmet veriyordu. Eski kayıtlar, kulenin başlangıçta havada süzüldüğünü ve Krum adı verilen dev kaplumbağa benzeri yaratıklar tarafından taşındığını gösterir.
Devler bu barışçıl yaratıklardan ikisini yakalayıp zincire vurdu ve kuleyi hareket ettiren canlı motorlara dönüştürdü.
Kule, Core adı verilen güçlü bir yapay zekâ tarafından yönetiliyordu. Core; deneyleri, güvenlik sistemlerini ve çok sayıdaki mekanik birimi kontrol ediyordu.
Kulenin koruyucuları arasında şunlar bulunuyordu:
Karnakasos
Susceptor Archon
Çeşitli Susceptor birlikleri
Büyülü yaratık Martes
Biyolojik Deneyler ve Yeni Yaşam Formları
Cruma Kulesi’nde devler kapsamlı biyolojik araştırmalar yürüttü.
Hayvanlar, bitkiler, büyü ve teknoloji bir araya getirilerek sayısız deney gerçekleştirildi. Bu çalışmalar sonucunda Lineage 2’de görülen birçok sıra dışı yaratık ortaya çıktı:
Torfe canavarları
Dikora bitki-insanları
Premo trolleri
Prime ve Premo melezleri
Dev böcekler
Stakatolar
Saldırgan çiçekler ve uçan yaratıklar
Birçok deney başarısız olsa da devler zekâ, güç, dayanıklılık ve itaat özelliklerini bir araya getiren mükemmel bir ırk yaratma hedeflerinden vazgeçmedi.
Dolunay Hastalığı
En önemli keşiflerden biri Gracia kıtasında gerçekleşti.
Burada insanları etkileyen gizemli bir salgın bulunuyordu: Dolunay Hastalığı. Orman ruhlarının sporlarına maruz kalan insanlar belirli dönemlerde kurt benzeri yaratıklara dönüşüyor, akıllarını kaybediyor ve çevrelerindeki herkese saldırıyordu.
Devler bu hastalığı incelemek için laboratuvarlar kurdu ve sonunda dönüşüm sürecini kontrol etmeyi öğrendi.
Bu araştırmalar ilk Canavar İnsanların (Beast-Men) yaratılmasına yol açtı.
Mahum Irklarının Kökeni
Kurt Adamlar
İlk Canavar İnsanlar kurt adam genetiği kullanılarak yaratıldı.
Fiziksel olarak güçlü olmalarına rağmen zihinsel dengesizlik, kısa ömür ve kontrol edilemezlik gibi sorunlar taşıyorlardı. Devler onları yok etmeye çalıştı ancak beklenenden daha hızlı çoğaldılar ve tüm kıtaya yayıldılar.
Ol Mahumlar
Daha istikrarlı bir tür elde etmek isteyen devler sırtlan genlerini kullanmaya başladı.
Böylece şu özelliklere sahip Ol Mahumlar ortaya çıktı:
Daha yüksek zekâ
Daha uzun yaşam süresi
Daha iyi duygusal denge
Daha gelişmiş sosyal yapı
Ayrıca diğer Mahumları zihinsel olarak etkileyebilen özel komutan varyasyonları da yaratıldı.
Oel Mahumlar
Daha sonra aslan genleri kullanılarak Oel Mahumlar yaratıldı.
Bu güçlü savaşçılar:
Ol Mahumlardan daha büyük
Fiziksel olarak daha güçlü
Belirgin yeleleriyle kolayca tanınabilen yaratıklardı
Bu soyun en ünlü liderleri Nurka, Gato ve Shaka’dır.
Om Kabilesi
Devler ayrıca ogrelerle yeraltı cücelerini birleştirerek Om ırkını yarattılar.
Bu melezler çoğunlukla madenlerde ve sanayi tesislerinde işçi olarak kullanıldı.
Kel Mahumlar
En başarılı deneyler kurt genleri kullanılarak gerçekleştirildi.
Sonuç olarak ortaya çıkan Kel Mahumlar şu özelliklere sahipti:
Yüksek zekâ
Gelişmiş toplumsal yapı
Güçlü fiziksel özellikler
Çeşitli kabile kültürleri
Algate, Puru, Albus, Putura ve Punike gibi farklı kabilelere ayrılıyorlardı ve her kabile kürk rengiyle ayırt ediliyordu.
Üstün zekâları sayesinde Kel Mahumlar, Canavar İnsanlar arasında baskın konuma yükseldi.
Tanrıların Tehdidi Görmezden Gelmesi
Bu araştırmaların büyüklüğüne rağmen tanrılar devlere fazla önem vermedi.
Kadim kayıtlara göre birçok tanrı deneylerden haberdardı ancak bunları mevcut yaşam formlarının kusurlu taklitleri olarak görüyordu.
Kendi üstünlüklerinden emin olan tanrılar, dev medeniyetinin hızla güçlenmesini ciddiye almadı.
Bu karar gelecekte büyük bir hata olarak ortaya çıkacaktı.
Sonuç
Alt Devler Çağı, Lineage 2 tarihinin teknolojik ve bilimsel açıdan en gelişmiş dönemlerinden biridir. Nebulite’in keşfi, golemlerin yaratılması, Cruma Kulesi’nin inşası ve yeni ırkların geliştirilmesi sayesinde devler dünyayı kalıcı olarak değiştirdi.
Ancak en büyük başarıları aynı zamanda en büyük zayıflıkları oldu. Güçleri arttıkça kibirleri de büyüdü. Kendilerini tanrılarla eşit gören devler, Lineage 2 tarihindeki en büyük çatışmalardan birine giden yolu açtılar.