Seven Signs etkinliği, Lineage II tarihindeki en ikonik sistemlerden biridir. Ancak çok az oyuncu, oyuna eklenen sürümün NCSoft'un başlangıçta planladığından oldukça farklı olduğunu bilir.
Yakın zamanda ortaya çıkan Kore kaynakları, Shilen, Yedi Mühür ve Şafak ile Alacakaranlık arasındaki çatışmaya dair hikâyenin büyük ölçüde yeniden yazıldığını göstermektedir. Bu metinler, C3: Rise of Darkness güncellemesinin ilk tasarımına ışık tutmaktadır.
Shilen'in Farklı Bir Yorumu
Orijinal Kore hikâyesinde Shilen, sonraki sürümlerde görüldüğünden çok daha karmaşık bir karakterdir.
Yalnızca yıkım peşinde koşan kötü bir tanrıça değil, Tanrıların Savaşı sırasında birçok çocuğunu kaybettikten sonra acıya boğulmuş trajik bir figür olarak tasvir edilir. Savaş sonrasında diğer tanrılar onun acısıyla alay etmiş ve bu durum onu daha da derin bir umutsuzluğa sürüklemiştir.
Gran Kain, en büyük kızına acıyarak gücünün bir kısmını ona vermiş ve ölülerin ruhlarının tamamen yok olmak yerine Ölüm Diyarı'na gitmesine izin vermiştir.
Bu anlatımda Shilen mutlak kötülük değil, ihanetin, kaybın ve adaletsizliğin kurbanıdır.
Kıyametin Gerçek Sebebi
Orijinal hikâyeye göre dünyayı tehdit eden felaket yalnızca Shilen'in öfkesinden kaynaklanmıyordu.
Bu süreç, Yıkım Tanrısı Gran Kain'in gücüyle bağlantılıydı. Daha fazla canlı öldükçe Ölüm Diyarı ruhlar ve cesetlerle doluyor, böylece Shilen'in geri dönüşü için gerekli koşullar hazırlanıyordu.
Dünyayı harap eden iblisler yalnızca Shilen'e hizmet etmiyor, aynı zamanda onun yeniden doğuşunu sağlayacak kozmik sürecin bir parçası oluyorlardı.
Anakim'in Gizli Açıklaması
Orijinal Seven Signs hikâyesi, İmparator Shunaiman'ın taç giyme töreni sırasında başlar.
Bu sırada Anakim, tanrılar hakkında büyük bir sır açıklar. Shilen'in takipçileri onu geri getirmeye çalışmaktadır ve aralarında kökenleri Devler Çağı'na kadar uzanan kadim bir başrahip bulunmaktadır.
Einhasad, Shilen'in dönüşünün kendi otoritesini tehdit edeceğinden korkar. Bu nedenle onun takipçilerini yok etmeye ve Ölüm Tanrıçası'nı sonsuza dek mühürlemeye karar verir.
Shunaiman ise yardım etmeyi kabul eder ancak bunun karşılığında kendisi ve soyundan gelenler için ilahi bir kutsama ister.
Açgözlülük Mührünün Gerçek Anlamı
Günümüzde Açgözlülük Mührü genellikle Mammon ile ilişkilendirilir.
Ancak orijinal hikâyede mührün adı doğrudan Shunaiman'ın açgözlülüğünden gelmektedir. Yardımı karşılığında kendi soyuna kutsama istemiş, Anakim'in kanını alarak Nephilimleri kontrol etme ve göksel bir ordu kurma gücüne sahip olmuştur.
Bu nedenle Açgözlülük Mührü başlangıçta kişisel hırsı ve sınırsız güç arzusunu temsil ediyordu.
Mühür Taşlarından Önce Runeler ve Mantralar
Mühür Taşları oyuna eklenmeden önce oyuncular iki farklı kaynak topluyordu:
Nephilimlerden elde edilen Runeler
Lilimlerden elde edilen Mantralar
Şafak tarafındaki oyuncular Lilimleri avlayarak Mantra toplarken, Alacakaranlık tarafındaki oyuncular Nephilimlerden Rune elde ediyordu.
Daha sonra bu sistem kaldırılarak yerini Mühür Taşlarına bıraktı.
İyi ve Kötünün Ötesinde Bir Hikâye
Orijinal Seven Signs hikâyesinin en etkileyici yönlerinden biri ahlaki karmaşıklığıdır.
İlk bakışta Şafak iyiliği, Alacakaranlık ise kötülüğü temsil ediyor gibi görünür. Ancak daha yakından incelendiğinde durumun çok daha karmaşık olduğu anlaşılır.
Nephilimler güç hırsıyla hareket eden bir hükümdara hizmet ederken, Alacakaranlık Devrimcileri adaletsiz bir düzene karşı savaşmaktadır. Shilen ise çoğu zaman kötülüğün sembolü olarak gösterilse de aynı zamanda büyük bir adaletsizliğin kurbanıdır.
Sonuç olarak Lineage II evreni, iyilik ve kötülüğün kesin sınırlarla ayrılmadığı gri alanlarla dolu bir dünyadır.
Sonuç
Seven Signs'ın orijinal Kore versiyonu, oyuncuların bildiğinden çok daha zengin ve derin bir hikâye sunmaktadır.
Shilen yalnızca bir kötü karakter değil, trajik bir figürdü. Şafak ve Alacakaranlık arasındaki mücadele daha derin felsefi anlamlar taşıyordu ve etkinliğin mekanikleri bile oyuncuları doğrudan hikâyenin parçası yapmak için tasarlanmıştı.
Her ne kadar bu fikirlerin çoğu yayınlanmadan önce değiştirilmiş olsa da, bunlar bugün hâlâ Lineage II'nin en ilgi çekici kayıp lore parçalarından biri olarak kabul edilmektedir.